Konferans Deklarasyonu
Kendi Kaderini Tayin Hakkı ve Kürtlerin Geleceği
· Lausanne
Konferansın Çerçevesi
Lozan Antlaşması'nın yıldönümü sebebiyle, 26 Temmuz 2025'te, Lozan kentinde “Kendi Kaderini Tayin Hakkı ve Kürtlerin Geleceği” başlıklı bir konferans düzenlendi. Lozan Kürt Enstitüsü'nün (IKL) organizasyonuyla, Kürt aydınları, entelektüelleri, akademisyenleri ve siyasetçileri konferansa katıldı ve Kürtlerin durumu birçok yönden değerlendirildi.
Kendi Kaderini Tayin Hakkı Evrenseldir
Milyonlarca insanın öldüğü iki dünya savaşından sonra, 1945 yılında, Birleşmiş Milletler Antlaşması kabul edildi. Bu antlaşmanın girişinde, büyük ve küçük ulusların eşitliği vurgulandı. Birinci maddede, ulusların eşitliği ve ulusların kendi kaderini tayin hakkı, Birleşmiş Milletler'in (BM) amaç ve ilkelerinden biri olarak benimsendi.
1966 yılında, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nin birinci maddesinde şöyle denildi: “Bütün halklar kendi kaderlerini tayin etme hakkına sahiptir.”
Böylece Self-Determinasyon Hakkı (Kaderini Tayin Hakkı), tüm ulusların ve devletlerin kabul etmesi gereken zorunlu (emredici) bir hukuk kuralı (jus cogens) haline geldi.
Kürt Ulusunun Meşru Talepleri
1694'ten günümüze en az 300 yıldır, Kürt aydınları ve önderleri, açıkça Kürt ulusunun egemenlik ve bağımsızlık hakkını savunmaktadır. Geçen yüzyıl, Kürtlerin kimliklerini, dillerini, kültürlerini ve sosyo-politik varlıklarını, Kürdistan toprakları üzerinde ulusal egemenlikle korumak istediklerini açıkça gösterdi.
Ortadoğu'da Birlikte Yaşam
Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkı, bölgede birlikte yaşam ve barışa karşı değildir. Barışçıl bir birlikte yaşam, ancak tüm farklılıkların hukuki ve siyasi olarak tanınmasıyla mümkündür. Ancak her şeyden önce, Kürtlerin ve bölünmüş Kürdistan'ın birlik ve birlikte yaşama ihtiyacı vardır. Bu nedenle konferansımız, “Kürtlerin birliği, komşularla barış” ilkesini benimsemektedir.
Öneriler ve Sonuç
Ulusal Birlik Çalışmalarının Güçlendirilmesi: Kürt siyasi aktörleri arasında diyalog mekanizmaları oluşturulmalı, parçalı durum aşılmalı ve ortak bir konsept belirlenmelidir.
Hukuki ve Siyasi Mücadele: Kürt ulusunun ulusal hakları için, bölgesel ve uluslararası alanda güçlü bir mücadele yürütülmelidir.
Egemenlik, Dil, Kültür ve Eğitim Hakkı: Kürt hareketleri, egemenlik, dil, kültür ve eğitim haklarını birbirinden ayırmamalıdır.
Diplomatik Girişimler: Kürdistan ulusal davası, dünyaya açık bir şekilde anlatılmalı ve diplomatik ilişkiler geliştirilmelidir.
Bu konferansta tartışılan görüş ve öneriler, özgür, eşit ve adil bir gelecek içindir.
